Resmi kayıtlara göre nüfus kaydında ismi Sigismund Scholomo Freud olan 6 Mayıs 1856 günü doğan ve 23 Eylül 1939 yılında hayatını kaybeden psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı nörologtur.
Kişiliğin 5 farklı evreden geçerek geliştiğini iddia eden ‘Psikoanalitik Kuram’ın bulanı ve önderidir.
Maddi açıdan orta halli bir yün tüccarının yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldiği söylenir.
Ekonomik buhrandan ötürü ailesi Viyana’ya taşınmak mecburiyetinde kaldıklarında, Freud 4 yaşındaydı.1938 senesine kadar da yaşamını burda sürdürdü.
Lise öğrenimi sırasında Latince, Fransızca ve İngilizce dili öğrenirken kendi imkan ve çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrenmiştir.
Başarılı bir öğrencidir.İlk önceleri istemese de Goethe’nin eserlerinden etkilenerek tıp okumaya karar verir.
Üniversitede okuduğu yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaşmış, okuduğu okuldaki arkadaş çevresinden dışlanmıştır.
1876 senesinde fizyolojist Brücke’nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve birey sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı.
1881 senesinde tıp öğrenim hayatını bitirdi,mezun oldu.1883 senesinde o dönemin tanınmış beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr.Theodor Meynert’in organizesi altında psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı.
1884′te kokain üzerine bir analiz yapmak konusunda görevlendirildi.
1884′te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezgiledi.(‘Yaşamım ve Psikanalız’ adlı yapıtında kokainin anestezik özelliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkalarınca meydana çıkarıldığını iddia eder.)
Almış olduğu bir bursla 1885 senesinde Paris şehrine gitti, Salpetrie Hastanesi’nde, Jean Martin Charcot’nun yanında staj yapmaya başladı.
Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemlemiş bulundu.
Charcot’dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz ‘de Charcot’ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot’nun konferanslarını Almanca diline tercüme etti ve 1886′da yayımladı.
1886 senesinde Paris şehrinden ayrılarak Berlin’e gitti.Burada çocuk nöropatolojisiyle uğraştı.
Viyana şehrine geri dönüş yaparak özel hekimliğe başladı.1886 senesinin Ekim ayında 4 yıl boyunca nişanlı kaldığı Martha Bernays ile dünya evine girdi.
Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuran hastaları üstünde o dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı.
1887′de Dr. Bernheim’in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını tercüme etti.
Elizabet von R. ismindeki bir bayan hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti.
1892 – 1895 seneleri arasında Charcot’nun ‘Salı Günü Dersleri’ isimli kitabının tercümesini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı.
Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş bir tepki almadı.Bu eserinde psikanalizin temel ilkelerine rastlanır.
1896 senesinde babasının vefatı üzerine derin bir buhrana girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı.
Yine aynı sene Breuer ile birlikte nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda zıt düşerek yollarını ayırdı.
Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandal oldu.Bu süreçte W. Fliess ile yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde ehemmiyetli etkiler yarattı.
(Bu yazışmaları Freud’un vefatı sonrasında eşi ve kız evladı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.Freud psikanalize özel yaşamını karıştırmak istemediğinden, şahsi kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu vefatından önce yakarak yok etmiştir.)
Yaşamının 10 sene süren bu sürecinde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından tek kaldı.
Şahsını hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı.Bu dönemin sonucu olarak 1897 senesinde Oedipus Kompleksi, 1900′de ‘Düşlerin Yorumu’ (iki cilt) isimli yapıtlar meydana çıktı.
1908′te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu.Bu vaziyet, Freud için bir dönüm noktasıydı, ‘Yaşamım ve Psikanaliz’ isimli eserinde buna oldukça büyük yer verdi.
Ancak bu vakitten önce bile Freud’un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür.
1902 senesinden sonra ‘Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği’,ismi altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud’un ilk yandaşları bir araya geldiler.
1904 senesinde E. Bleuer’le yazışmaya başladı.1907 senesinde Bleuer’in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir.
Jung aynı sene Zürih’te Freud Derneği’ni kurdu.Bu Freud için büyük bir başarıdı, çünkü psikanaliz artık vatan hudutlarının dışına çıkmıştı.
Takip eden senelerde Jung, 1. Psikanaliz Kongresi’ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD’ye gitti.
Freud, 1910 – 1920 senelerinde Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı yapıtlarını yayımladı.
1923 senesinde şahsına üst çene ve damak kanseri tanısı kondu.İzleyen senelerde 33 defa ameliyat oldu,operasyon geçirdi.
Devamlı protez takması gerektiğinden ötürü uzun yıllar konuşma ve yemek yeme konusunda sorun yaşadı.
1938 senesinde Naziler’in Viyana şehrine girmesi üzerine en küçük evladı Anna ile birlikte Avusturya’dan gitmek zorunda kalarak Londra şehrine yerleşti.
Vefatına kadar tedavi ve çalışmalarına burada devam etti.
Freud, prensiplerinden ötürü şahsi hiç bir belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakarak yok etmiştir.
Bundan dolayı,Freud’a dair ilk ve en detaylı bilgiler ilk olarak yakın dostu olan İngiliz psikaytr Ernest Jones’un 1953 senesinde yayımlanan üç ciltlik ‘Sigmund Freud’un Yaşamı ve Yapıtları’ isimli eseriyle meydana çıkarıldı.
Bunlardan çok ayrı olarak mahlasının da (yani yapıtlarında kendi adı yerine kullandığı ad) Sigi olduğu söylenmektedir.
Sigmund Freud
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder